25 Mart 2009

YAŞAMIŞTIK (Karacabey ve zaman...)


Sevgili arkadaşlarımız Özkan ve Faruk'un içine bizim sımsıcak, hüzünlü, tanıdık, özlenen, gözyaşartan, güldüren, iç yakan, yürek titreten, en çocukça, en insanî hatıra çağrışımlarımızı kaynaştırdıkları İbrahim Sadri'nin şiiri,
bu haliyle tam "biz"lik olmuş değil mi? Emeğinize ve yüreğinize sağlık arkadaşlar, dileğim devamının da gelmesi...

392 Eser Tunay
***





veee o güzel şiir, okumamış olanlar, tekrar okumak isteyenler için:


Kuş Hatıraları

Benim çocukluğumda soframıza kuşlar konar
rüyalarımıza melekler uğrardı.
Kapımızdan yoğurtçu
bahçemizden ishakkuşu
kalbimizden yeni çıkan şarkılar geçerdi.

Kışın bir sobamız olurdu
sobanın yanında kedimiz
kedinin önünde yün yumağı
bir Hayat Bilgisi fotoğrafı gibiydik.

Yerli malı kullanan
yurdun üç tarafı denizlerle çevrili
kuru üzüm incir fındık
tütün çay narenciye kavun-karpuz yetiştiren
kuru üzüm ve inciri satan
karşılığında
çamaşır makinesi radyo ve otomobil alan
bir toprağın fertleri...
Biraz yoksul biraz mütevekkil
biraz mahçup biraz kırılgan
biraz naif ama hep umutlu...

Özlerdik.
Memleketteki halamızı
ince doğranmış bir dilim pastırmayı
yurttan sesler korosunu
akşam komşuluklarını
radyo tiyatrolarını
sabah ezanını
kalaycıyı bozacıyı
münir nureddin şarkılarını
orhan boran yarışmalarını
kandil gecelerini duvar sarmaşıklarını
bakkalımızın utana sıkıla veresiye hatırlatmalarını
okul önü koz helvalarını
akşam oturmalarını
ve hayatı...

Top oynardık
ip atlar kedi kovalar
taşlarla birbirimizin başını yarar
mahalle savaşları çıkarır
gece olunca da tutar babalarımızın elinden
yazlık sinemalara gider
Sadri Alışık Vahi Öz
Belgin Doruk Cüneyt Arkın seyreder
Olimpos gazozları içer
güler eğlenir bağırır çağırır
dönerken yıldızları sayardık.
Biz sıkı çocuklardık.

Hepimizin birer yıldızı vardı
onlara isim takardık
onlar da bize isim takardı
pus ve dumandan önce bu şehrin
geceleri gözkırpan ve isimleri takılan yıldızları
vardı.

Benim yıldızıma Mehlika adını vermiştik
biz kimseden yana değildik.

Kimsenin de kendinden yana olmasını istediği birileri
olmazdı
Bir değirmendeydik
öğütülen
öğütülürken türküler söyleyen
buğday başaklarına benziyorduk.
Ben
çorbalardan tarhanayı
yemeklerden kurufasulyayı
sigaralardan Harmanı
belki bunun için çok sevdim.

Yollar bozuk musluklar bozuk
ziller bozuk paralar bozuk
ama adamlar sağlam idi.

Bu şehrin yıldızları vardı.
Saçlarına kurdelalar takan
çivitle yıkanmaktan aşınmış beyaz çoraplarına
leke bulaşmasın diye su birikintilerinden sakınan
gözleri önünde
yürekleri ve beslenme çantaları ellerinde
küçük çocukları vardı bu şehrin
bu şehrin yıldızları vardı.

Ben Fenerbahçeyi amcam Vefayı tutardı.
Konya tahıl ambarı Mersin muz cennetiydi.
Taksimden Fatihe troleybüs kalkar
Şişhanede mutlak raydan çıkardı.
Vallahi hayat zor ve fakat çok matraktı.

Muammer Karacan’nın adına bir tiyatro binası yoktu
bizzat kendisi vardı.

Başımız ağrırdı komşumuz vardı
gönlümüz daralırdı komşumuz vardı
Çorbamızı umutlarımızı
memleket kadar kalbimizi paylaştığımız komşularımız
vardı.

Geceleri bekçimiz
gündüzleri sütçümüz
bizim kadar zayıf da olsa
nohuta ve makarnaya alışmış da olsa
Sarman adında bir kedimiz
ceplerimizde kırık misketlerimiz
çamur bulaşığı ellerimiz
ve gülümseyen bir yüzümüz
kimseye göstermekten utanmayacağımız bir içimiz
bir araya gelerek çektirebileceğimiz
bir aile fotoğrafımız vardı.

Bir sabah bütün iyi şeylerin
Ayvansaray iskelesinden
hayal ülkesine doğru demir alan
bir şirket-i hayriyye vapuru gibi
aramızdan ayrıldığını gördük
Sonra Ayvansaray’ın sularının çekildiğini yazdı
gazeteler.
Süheyla hanımın Raci beyin
Melahat mehveş ablanın
Niko’nun Ercüment efendinin çekildiğini ise
yazmadılar nedense.
Ama yok ama yoklar.

Ne Harman sigarası kaldı geriye
ne Olimpus gazozu
ne Sadri Alışık.

Kalan bir tortuydu belki.

Belki kırık bir rüya denizi
belki suya düşürdüğümüz suretimizin
cep aynamıza nüktedan bir yansımaydı herşey.
Herşey Maltepe sigarasının
hep arandığında
her bakkalda bulunabilmesi ile
büyüsünü kaybetmişti belki de .
belki de biz bir rüya mı görmüştük?

Hadi hepsi yalandı.
Hadi hepsi hayaldi.
Hadi hepsini ben uydurmuştum.
Ama rüyalarımızın melekleri
ve soframızın daim konukları kuşlar?
Ya onlar?
Onları siz de görmediniz mi?
Sizin de sofranıza konup
rüyalarınıza uğramadılar mı?
Onlar da mı yalandı?

İBRAHİM SADRİ

8 yorum:

Adsız dedi ki...

13/03/09, 08:54
60seyhan: Evet, Sevgili Özkan ve Faruk arkadaşım size çok ama çok teşekkür ediyorum, yıllardır görmediğim doğduğum büyüdüğüm şehre götürdünüz beni duygu seliyle.Yüreğinize ellerinize sağlık.İbrahim Sadri’yi çok kıskandım keşke “Kuş Hatıraları” şiirini ben yazmış olabilseydim ve videonun sonundaki “..anlayış göstermenizi dileriz..” temennisinden sonra çocuklar bu şiir sizin, ben sizin için yazmıştım demek isterdim.

Adsız dedi ki...

13/03/09, 10:52
berrin: faruk ve özkan ağlattınız beni, yıllar öncesinin güzelliklerini o kadar yoğun hissettirdiniz ki çooooooooook teşekkürler. sağolun varolun, iyi ki varsınız, tüm dostlara selamlar,

Adsız dedi ki...

13/03/09, 15:38
1-saim çağan: Faruk ve Özkan Allah sizi kahretmesin, kardeşim böyle çalışmalarla bizi nostalji manyağı mı yapacaksınız? Fakat anlamadığım şey şu; sen ve özkan ikiniz de makina mühendisi olarak nasıl böyle duygu insanı olabiliyorsunuz? Çünkü ikiniz de sayısal insanısınız, bu işte bir tezat var, ama Allah'ın hikmetinden sual olunmaz. Ben sizi böyle de seviyorum. Kendinize iyi bakın. Ama faruğum dediğin gibi makina mühendisi olarak bir imalat hatası var aranızda o da AJDAR. Ama bu kadar kusur kadı kızında da olur. Ajdar da sizin nazar boncuğunuz olsun canlarım benim.

Adsız dedi ki...

13/03/09, 17:03
orhan: özkan ve faruk harika şeyler yaratıyorsunuz kendi adıma sizlere çoookkk teşekkür ederim

Adsız dedi ki...

13/03/09, 18:47
464 figen: "Geçmiş zaman olur ki hayali cihana değer.. " sözü geldi aklıma videoyu seyrederken. Gerçekten de kendimi zaman yolculuğunda hissettim ve o günlere döndüm birden. akşam saat 22.00 da başlayan ve ''radyo tiyatrosu'' diye anons yapan spikerin sesi çınladı kulağımda, çok duygulandım hakikaten hayali cihana değdi. Faruk, Özkan ellerinize yüreklerinize sağlık arkadaşlar...

Adsız dedi ki...

13/03/09, 21:49
haluk parlayan: iyi akşamlar yine cuma ve yine havaalanındayım. beklerken de bloğa girmeyi ihmal etmedim. Figen arkadaşıma ek olarak "Arkası yarın" ve "masal saati" vardı radyoda. selamlar iyi haftasonları...

Adsız dedi ki...

14/03/09, 01:38
930hüsam: Selam arkadaşlar gece kuşundan kucak dolusu sevgiler.Muhabbeti kaçırmışım ama o güzel klibi asla kaçırmam kaçıramam. yarın başkan adayımla seyredeceğim o da çok merak etti. Özkan Baba-Faruk Şekerim sizleri çok çok öpüyorum. şu telaşe bitsin bu işi kutluyalım. sy ve yaşar muhabbete bak. görüşürüz .

266 Hülya dedi ki...

Sevgili arkadaşım Faruk ve Özkan, Karacabey'den ayrılmadığım halde ve hala havasını solumama rağmen , yıllardır hiç görmemişcesine içim burkularak ve gözyaşlarımı tutamadan izledim hazırlamış olduğunuz çalışmanızı. Geçmişe özlemin burukluğu ve gözyaşlarıydı sanırım. Harikalar yaratıyorsunuz arkadaşlar.Çalışmalarınızın devamını diliyorum... Sevgiler.