7 Nisan 2009

Hayat Bu, Ertelenmez...


Daha doğar doğmaz anlamalıydın, her şeyin er ya da geç bir sonu olduğunu...
Zamanı geldiğinde çıkıverdin sahneye,
Sonu meçhul bir oyuna açılınca perdeler, doğup başladın sen de herkes gibi, ölmeye...

Çok geçmeden öğrendin ertelemeyi...
Şımarıp da babanı az bekletmedin, baba diyebildiğini duyması için...
Ve diz üstü süründün aylarca usanmadan, kucak açıp, koşmanı beklerken sevdiklerin...

İnsan istemese de geçiyor işte zaman, artık sen o evin yumurcağı değildin...
Derken bir listeye yazdırdılar adını, her sabah “burada mı?” diye sordular...
Sense hep “bugün nasıl bitecek” diye, yaşamayı ertelerken geçti güzelim yıllar...

Son akşama bıraktın her seferinde, kabus gibi sınavlara hazırlanmayı...
Götürdü bak doğruları yanlış cevaplar...

Planlar yazmaktan yıprandı parmakların, ondan çalamayışın hayalindeki sazı...
Tüm zor başlangıçları yarınlara bıraktın, sana bir şey öğretecek oysa yarınlar...
Hayat bu, ertelenmez...

Gidip başkasına yar oldular hep, sevip de bir türlü söylemediğin kızlar...
Sen yeni düşler kurarken yatağında, hayallerini çaldı zalim hırsızlar...

Sensiz gecelerde üşüdü sevdiklerin, sense terleyip durdun kaygıların koynunda...
Paylaşmalıydın oysa, servetin yalnız bugün, yarınlarsa meçhul, gelmedi daha...

Alnında dünden emanet kırışıklıklar, yaptıklarına dair pişmanlıkların izi...
Yapamadıklarınsa birer mıhtır aklında...
Çekip de gidenler unutulsa da biraz, yaradır hep aramızda yaşanmadan kalanlar...

Hayatta keşkelere yer yoktur ama, keşke bildiğin kadar yapabilseydin...
Haykırabilseydin haklı olduğun kadar, haksız olduğundaysa, susabilseydin...

Ve annene o gülü uzatmak için, keşke o kadar çok beklemeseydin...
Çünkü güller annelerin ellerinde güzeldir, kimsesiz bir mezar taşında değil...
İndir arada bir gökten bakışlarını, bir kulak ver ne diyor, toprağa eğil!
Hayat bu, ertelenmez!..

Ömründen çalarmış hep, yarını bekleyenler, çaldığın sadece yarınlar değil...
Bozdurup sıhhatini nakde çevirdin, aksini yapacaksın ilerde muhtemelen...
Şu yokuşu bir çıksan ne gam, ne keder, belki tüm insanlığın elinden tutacaksın...
Anlatma biliyorum, çok iyi olacaksın, düzen tutturuncaya dek yaşarsan eğer...
Ama dedim ya dostum hayat ertelenemez!

Zamansız ve rötarsız gelecek bir gün ölüm, susturacak sazları acı bir siren!
Son bir fırsat şöyle dursun, düşlerin için...
İhtimal ki vaktin öyle bol olmayacak, gözlerini kapamaya yetecek kadar...
Donuk bakışların anlatacak tavana, yapılacak ne çok işlerin vardı daha...
Ve soluk teninden anlayacak görenler, seni de üzermiş tutamadığın sözler...

Üzülüp beklemekten fazlasını yap artık, haydi bütün yüreğinle doğrul yerinden..
Bir adım, bir özür, belki de bir tebessüm...
Ama ne olursun daha fazla bekleme ve bekletme daha fazla
Hayat bu, ertelenmez ...

(?)

1 yorum:

Seyhan dedi ki...

Hayatı özetleyen güzel bir yazı, üstüne ne yorum yazılabilir ki, ben yalnızca BEHÇET NECATİGİL'in bu konuyu özetleyen ve çok sevdiğim güzel bir şiirini paylaşmak istiyorum burada.

Hayatı ertelemeden, sevinçleri, mutlulukları sonraya bırakmadan yaşamanız dileğiyle, herkese sevgi ve selamlar



SEVGİLERİ YARINLARA BIRAKTINIZ

Sevgileri yarınlara bıraktınız
Çekingen, tutuk, saygılı.
Bütün yakınlarınız
Sizi yanlıs tanıdı.
Bitmeyen isler yüzünden
Siz böyle olsun istemezdiniz
Bir bakıs bile yeterken anlatmaya herseyi
Kalbinizi dolduran duygular
Kalbinizde kaldı
Siz genis zamanlar umuyordunuz
Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.
Yılların telaslarda bu kadar çabuk
Geçeceği aklınıza gelmezdi.
Gizli bahçenizde
Açan çiçekler vardı,
Gecelerde ve yalnız.
Vermeye az buldunuz
Yahut vakit olmadı